Cem Küçük’ten Sarsıcı Açıklama: Rezan Epözdemir’in Takipsizlik Kararı
Cem Küçük, önemli bir gelişmeye imza atarak Rezan Epözdemir’in durumunu değerlendirdi. Avukat Rezan Epözdemir, “Rüşvet”, “Casusluk” ve “FETÖ’ye yardım” suçlamalarıyla gözaltına alındıktan sonra, 14 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tutuklu kalmıştı. Ancak, 14 Ocak 2026 tarihinde açıklanan bir kararla sessiz bir tahliye süreci yaşandı.
Rezan Epözdemir’in tutukluluğu döneminde, eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, avukatın gözaltı sürecinde cep telefonunun şifresini vermekte direndiğini belirtmişti. Bunun yanı sıra, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un da bu süreçte yer aldığını iddia etmişti; ancak Uçum bu iddiaları yalanlamıştı. Cem Küçük ise, Rezan Epözdemir’in “tuhaf ilişkiler ağı”na dair eleştirilerde bulunarak, akçeli işlerinin olduğunu ima etti ve hakim savcılarla olan bağlantılarını gündeme getirdi.
Cem Küçük, 11 Ağustos 2025 tarihinde kaleme aldığı “Bir avukatın trajik çöküşü” başlıklı yazısında, Epözdemir’in son dönemdeki zenginliğinin kaynağının avukatlık olmadığını belirtmiş ve onun hakkında rüşvet iddialarını dile getirmişti. Ayrıca, Rezan Epözdemir’in gözaltında kaldığı süre boyunca, elde ettiği servetin karanlık ilişkilerle bağlantılı olduğunu vurgulamıştı.
Ancak, son gelişmelerle birlikte Rezan Epözdemir, “Casusluk” ve “FETÖ’ye yardım” suçlamalarına ilişkin soruşturmalardan takipsizlik kararı alındığını duyurdu. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bu suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirtti. Cem Küçük de, Epözdemir’in takipsizlik kararını almasının ardından yaptığı paylaşımda, daha önceki suçlamaların gerçekçi olmadığını ifade etti. Küçük, mahkeme kararının, suçlamaların hukuksal dayanağının bulunmadığını ortaya koyduğunu vurguladı.
Cem Küçük’ün yazdığı mesajda, “Mahkeme kararında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.04.2026 tarihli kararıyla casusluk ve FETÖ’ye yardım suçlarından takipsizlik kararı verildiği ifade edilmektedir. Bu, hukuk garabeti olarak tanımlanan suçlamaların gerçek dışı olduğunu kanıtlamaktadır. Somut delil yoksa, iddialar geçersizdir” şeklinde ifadeler yer aldı.
Bu gelişme, Cem Küçük’ün daha önceki yorum ve eleştirilerindeki tutumunu gözler önüne serdi.