MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrılar, PKK’nın silah bırakma süreci ve feshi konularında beklenen karşılığı bulamadı. Meclis Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunun açıklanmasının üzerinden yaklaşık iki buçuk ay geçtiği halde, son bir buçuk yılda somut adımların atılmaması dikkat çekiyor. İktidar kanadı, örgütün silah bırakma sürecinin tamamlanmadan herhangi bir adım atılmasının mümkün olmadığını savunurken, muhalefet ise bazı güven artırıcı önlemlerin yasa gerektirmeden uygulanabileceğini ifade ediyor.
Bahçeli’nin Selahattin Demirtaş’ın tahliyesinin “hayırlı olacağı” yönündeki açıklamasının üzerinden altı ay geçmesine rağmen, “Ahmetler makama dönünceye kadar kararımız nettir” demesi de üç ay öncesine dayanıyor. Ancak bu çağrılar, siyasette beklenen etkiyi yaratamadı. Bu durum, Ankara’da “Cumhur İttifakı içinde bir görüş ayrılığı mı var?” sorularını gündeme getirdi.
AKP’li yetkililer, konunun bir kriz değil, farklı bir yaklaşım olduğunu vurguluyor. Kayyım atamalarına dayanak olan yasal düzenlemenin hâlâ yürürlükte olduğunu ve görevden alınan belediye başkanları hakkında terör suçlamalarına dayanan soruşturmaların bulunduğunu belirtiyorlar. Bu sebeple, mevcut hukuki durum değişmeden görev iadesinin mümkün olmadığını ifade ediyorlar.
Mardin eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer gibi isimlere açılan davalar, sürecin kilit noktalarından biri olarak öne çıkıyor. AKP yöneticilerine göre, bu kişilere verilen cezalar ve devam eden davaların sonuçlanmadan görevlerine dönmeleri hukuken mümkün değil.
Meclis’te hazırlanan ortak raporda, kayyım yerine belediye meclisinin kendi içinde seçim yapmasını öngören bir düzenleme önerilmişti. Ancak, AKP içinde devlet güvenliği açısından kayyım uygulamasının sürdürülmesi gerektiğini savunanlar bulunuyor. Bu nedenle, kısa vadede kayyım uygulamasında herhangi bir değişiklik beklenmiyor.
Siyasi kulislerde, “İki Ahmet”in göreve dönüşü için iki ana ihtimal öne çıkıyor: Kayyım yasasının değiştirilmesi ya da terör suçlamalarının düşmesi. Ancak, parti kaynaklarına göre, PKK ile bağlantılı suçlamalar nedeniyle yaklaşık 70 bin soruşturma ve 40 bin dava mevcut. Yapılacak düzenlemelerin, yargılanan, cezaevinde bulunan veya yurt dışında yaşayan yaklaşık 100 bin kişiyi etkileyebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle, tüm bu düzenlemeler için henüz net bir takvim oluşturulmamış durumda. Ancak, beklentiler Meclis yaz tatiline girmeden önce yasal adımların atılması yönünde.