Fuat Oktay: Hedefimiz Türkiye’yi, dünyanın afetlere karşı en hazırlıklı ülkesi haline getirmek

CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Fuat Oktay, “Hedefimiz bilim temelli bir yaklaşımla Türkiye’yi, dünyanın afetlere karşı en hazırlıklı ve afetler sonrası en hızlı ve etkili tepki verebilen ülkesi haline getirmektir” dedi.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) koordinasyonunda düzenlenen, ‘Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı’ başladı. Konferansın açılışına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Yunus Sezer ve TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal katıldı. Konferansın açılışında konuşan Oktay, Türkiye’nin afetlere dayanıklılığını artırmak ve afet yönetimini daha etkin hale getirmek için bilimsel alanda bir seferberlik başlattıklarını belirterek, “Bilimsel alandaki seferberliğin öncülerinden birisi olarak ülkemizde bilim ve teknolojinin amiral gemisi olan TÜBİTAK’ı belirlemiştik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oluşturulan ‘Türkiye Ulusal Risk Kalkanı’ modelinin de altlığını oluşturacak çalışmalar başlatıldı. Bir taraftan deprem bölgesinde saha araştırmaları yapılırken bir taraftan da sosyal bilimleri ilgilendiren boyutlara odaklanıldı. Hedefimiz bilim temelli bir yaklaşımla Türkiye’yi dünyanın afetlere karşı en hazırlıklı ve afetler sonrası en hızlı ve etkili tepki verebilen ülkesi haline getirmektir” diye konuştu.

‘DEPREM MÜHENDİSLİĞİ ARAŞTIRMALARI ÖNEMLİ’Afet yönetimi ve deprem araştırmaları alanında entegre bir bakışa ihtiyaç olduğunu vurgulayan Oktay, “Kentsel yerleşim bölgelerindeki deprem tehlikelerinin ayrıntılı olarak tespitinde yer bilimleri araştırmaları; mevcut yapıların deprem risklerinin belirlenmesinde ve depreme dayanıklı yeni yapılar üretilmesinde ise deprem mühendisliği araştırmaları önemlidir. Diğer yandan kentsel ölçekte uygulanacak risk azaltma yöntemleri, bölgesel planlama ve sosyolojik araştırmaları gerektirmektedir. Bu gibi alanlara ek olarak iklim çalışmaları ve dijitalleşmenin etkisiyle akıllı şehirler konuları öne çıkmaktadır. ‘Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli’nde ortaya koyduğumuz gibi; deprem çalışmalarında tek bir alanda ilerleme değil, 360 derecelik bir analiz ve gelecek projeksiyonuyla ilerleyeceğiz. ‘Bilimle Birlikte Başaracağız’ mottosuyla deprem araştırmalarında yer alan herkesi disiplinler arası çalışmaları güçlendirmeye davet ediyorum. Böylece şehirlerimiz doğasıyla, kültürüyle, toprak yapısıyla ve jeolojik özellikleriyle bir bütün olarak yükselecek ve dayanıklı şekilde kalkınacaktır” dedi.’TÜRKİYE DEPREM PLATFORMU’NU KURDUK’Bakan Mustafa Varank ise dijital teknolojilerin kullanımının deprem riskini azaltmak için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak biz, bilimin ışığında üzerimize düşen görevleri yerine getirmekte kararlıyız. TÜBİTAK’la depremle ilgili bugüne kadar birçok adım attık. İzmir depreminden sonra TÜBİTAK eliyle 8 deprem kayıt istasyonu ve 5 adet hassas konum belirleme sistemi kurduk. Bu sistemler sayesinde önemli bilimsel çalışmalar yapıldı. Bornova havzasının yapısal özellikleri ve geometrisi ile birlikte gömülü faylarını da görüntüledik. Sonuçları bilim dünyasıyla da paylaştık. Deprem araştırmalarına yönelik Türkiye Deprem Platformu’nu kurduk. Platform kapsamında tamamen ulusal kaynaklarla, ülkemiz araştırmacıları ve kurumları tarafından gerçekleştirilen ilk milli deniz araştırma projesini hayata geçirdik. Proje ile toplam 2 bin 300 kilometrelik sığ-sismik veri toplandı ve deniz tabanını kesen tüm aktif faylar haritalandı. Bunların dışında son dönemde deprem araştırmaları başlıklı toplam bütçesi 150 milyon lira olan 80 ayrı projeyi destekledik” ifadelerini kullandı.’AFETLERE DİRENÇLİ ŞEHİRLERİN OLUŞTURULMASI ANA HEDEF OLMALI’AFAD Başkanı Yunus Sezer, Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda 56 bin 426 binanın yıkık-acil yıkılacak hale geldiğini söyleyerek, “206 bin 452 bina ağır hasarlı hale gelmiştir. 2 milyon 800 bin kişi ilk etapta deprem bölgesinde barındırılmaya başlandı, şu anda da 2,5 milyona yakın afetzedemizi deprem bölgemizde barındırıyoruz. 800 bin kişiyi bir taraftan müdahale hizmeti yaparken bir taraftan da deprem bölgesi dışına taşıyarak barınma hizmeti verilmiştir. Şu an hem geçici barınma hizmeti veriliyor bir yandan da enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Afetlere dirençli şehirlerin oluşturulması ana hedef olmalı, bunun vatandaşlarımız tarafından bilinçlendirilmesi ve süründürülebilir hale getirilmesi gerekmektedir” dedi.’FAY HATLARININ GÜNCELLENMESİ ÇALIŞMALARINI BAŞLATTIK’

TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal da bilim temelli yaklaşımların ancak bilim temeli bulgular ile gerçekleşeceğini ifade ederek, “Bugünkü konferansın en büyük amacı; bu bulguların tüm konular ile birlikte değerlendirilmesi ve bu sürecin en önemli paydaş noktası toplumumuz. Gelecekte bu tür afetlerin üstesinden gelebilmek ancak bu süreçte toplumumuzun da sorumluluk alması ile mümkün olabilecektir. Ülkedeki fay hatlarının güncelliği konusunda ilgili tüm paydaşlarımız ile birlikte ‘Türkiye Paleosismolojik Araştırma Projesinin’ çalışmasını başlattık, yakın zamanda duyurusu yapılacak. Türkiye’de bulunan yaklaşık 450 fay hatlarının güncellenmesi gerçekleşmiş olacak” diye konuştu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın