Beyaz Saray, İran’ın dolaylı nükleer müzakereler önerisini ciddi şekilde değerlendirmeye aldı. Aynı anda Orta Doğu’daki askeri varlığını da güçlendiriliyor.
ABD merkezli Axios’a konuşan iki hükümet yetkilisi, Trump’ın diplomasiye öncelik vermek istediğini ancak anlaşma sağlanamazsa “bombalama” seçeneğini değerlendirdiğini söyledi. Trump, İran’a iki ay süre tanıdı. Bu sürenin ne zaman başladığı ise belirsiz.
Trump üç hafta önce İran lideri Ali Hamaney’e bir mektup göndermişti. Hafta sonu bu mektuba resmi yanıt geldi. İran, ABD ile doğrudan görüşmeleri reddetti, ancak Umman aracılığıyla dolaylı müzakerelere hazır olduklarını bildirdi.
ABD tarafı, doğrudan görüşmeleri daha etkili bulsa da Umman’ın ara buluculuğuna karşı çıkmıyor. Yetkililer, “Şu anda İran’la güven inşa edecek ilk adımları değerlendiriyoruz” dedi.
BİR ELDE HAVUÇ, DİĞER ELDE SOPA
Washington’da görüş ayrılıkları belirginleşiyor. Bazı yetkililer hala bir anlaşmanın mümkün olduğunu savunuyor. Diğerleri müzakereleri zaman kaybı olarak görüyor.
Pentagon ise bölgeye iki uçak gemisi gönderdi. B-2 bombardıman uçakları da Diego Garcia üssüne konuşlandırıldı. Bu uçaklar, yer altı nükleer tesislerini hedef alabilecek silahlar taşıyor.
Tahran ise Trump’ın açıklamalarına sert yanıt verdi. Hamaney, “ABD saldırmaz ama saldırırsa karşılığını ağır şekilde alır” dedi. İran, İsviçre aracılığıyla resmi protesto notası iletti.
Devrim Muhafızları Komutanı, “Bize söyleyeceklerine, kendilerini gözden geçirsinler. Bölgede 10 ABD üssü ve 50 bin asker var” dedi. Ali Laricani de saldırı olursa kamuoyunun nükleer silah talep edeceğini belirtti.
Trump, 2015 nükleer anlaşmasını terk etmişti. “Maksimum baskı” politikasının İran’ı yeni bir anlaşmaya zorlayacağını savundu. Bu hedefe ne Trump ne de Biden ulaşabildi.
İran ise uranyum zenginleştirmeyi hızlandırdı. Tahran nükleer silah peşinde olmadığını söylüyor. Ancak müzakereyi sadece nükleer programla sınırlı tutmak istiyor. Füze programı gibi başlıklarda pazarlık yapmayı reddediyor.